18 Mayıs 2012 Cuma

ÖNCE MÜDÜRLER İÇİN GELDİLER

09 Nisan 2011, 21:04
 ÖNCE MÜDÜRLER İÇİN GELDİLER
Okul müdürlerine uygulanan rotasyonla ilgili yönetmelik yayınlandığında;herkesin ortak kanaati: “Uygundur.” şeklindeydi.
            Daha sonra ki süreçte,İstanbul’daki İlçe Milli Eğitim Müdürlerinin bir kısmına rotasyon uygulanmıştı.
En son şube müdürleri için bir uygulama başlatıldı.Şimdi ise; müdür başyardımcıları ve müdür yardımcıları için rotasyon uygulamasına yönelik taslak yönetmelik çıkarıldı ve kamuoyunun görüşüne sunuldu.
“Uygulanmalıdır,gereklidir” türünden görüşlerini belirtenlerin içinde çoğunluğu şef, memur,hizmetli ve öğretmenlerimiz oluşturmaktadır.
Ancak,kendilerine de rotasyon  uygulaması artık kaçınılmazdır.Bu gerçeği de,kendileri için bir yönetmelik çıktığında anlayacaklardır.
Kısacası; öğretmenlerimiz, şef, memur ve hizmetlilerimiz (istisnalar hariç) şiddetle ve hararetle rotasyonu  istemektedirler.
Sebep?
İşletme körlüğü,
Tebdil-i mekân ferahlığı,
Diğer okulları kalkındırma,
Çiftlik-ağa ilişkisi,
Tapulama,
Vb. bir çok gerekçe.
Yukarıdaki gerekçeleri makul kabul edersek; şef, memur, hizmetli ve öğretmenlerimizden bu gerekçeler dışında kalan var mıdır?
Mesela; tebdil-i mekân ferahlığını istemeyen şef, memur, hizmetli ve öğretmen var mıdır?
Sorunun cevabı,müdür rotasyonunda,okul müdürlerini insafsızca eleştirenlerde kalsın.
Şimdi ise, Taslak Yönetmelik,basına yansıdığı anda,itirazlar yükselmeye başladı.İtirazların ne olduğunu ve gerekçelerini  hepimiz biliyoruz.
Ancak,en çok göze çarpan ve fikrimizi gıcıklayan itiraz: “Rotasyona evet, süresine hayır” sloganı ile “Müdür yardımcılarına rotasyon uygulanırsa kurumların hafızası silinir.” itirazı olmuştur.
Tüm bu açıklamalar etrafında; lafı dolaştırıp; “oh olsun!” demeye getirdiğimi düşünmesin kimse.
Rotasyonla ilgili ileri sürülen gerekçelere ve itirazlara dair şahsi kanaatlerimi ; “Okul Müdürleri Ecri Misil Ödesin” başlıklı yazımda dile getirmiştim.
Tüm bu süreçleri değerlendirirken aklıma hep, Martin Niemöller’in yazısı gelmektedir:
“Önce Yahudiler için geldiler. Sesimi çıkarmadım.  Çünkü, ben Yahudi değildim.
 
Sonra komünistler için geldiler. Sesimi çıkarmadım.  Çünkü, ben komünist değildim




Sonra sendikacılar için geldiler. Sesimi çıkarmadım.  Çünkü, ben sendikacı değildim.




Sonra benim için geldiler .Ve artık ses çıkaracak kimse kalmamıştı.”
 
            Şüphesiz,müdür yardımcılarına uygulanması planlanan rotasyon için bir sürü geçerli mazeret  ileri sürüp, alkış tutma fiilinde bulunmayacağız. İtiraz da etmeyeceğiz.Çünkü,bu bir Bakanlık tasarrufudur.Ayrıca,gereklidir de.Bize düşen de katkı sunmak olmalıdır.Ancak,bir  kaç önemli hususu söylemek de boynumuzun borcudur.
 
İşletme körlüğü ile ilgili bir ölçü aleti icad edilmemişse o zaman bu tespit ve teşhisi kimler ortaya koyuyor?  
 
İşletme körlüğü oluşmuşsa, bunun asıl sebebini işletmeyi denetlemekle görevli olanlarda aramak  gerekmez mi?
 
İşletme körlüğüne karşı işletmenin diğer paydaşlarının da sorgulanması gerekmez mi?
 
            Özetle;çalışanla çalışmayanı ayırmanın ölçüsü, rotasyon  olmamalıdır.Yani,işletmeyi körleten ile işletmeyi parlatana aynı uygulama yapılmamalı.
 
            Okul müdürlerine uygulanan rotasyonun ana sebepleri arasında gösterilen; aynı kurumda uzun yıllar çalışmaya bağlı “işletme körlüğü” vb. gerekçelerin çok isabetli olmadığı rotasyonda görülmüştür.Çünkü;
            
            Uzun yıllar yöneticilik yapanların zaten yüksek puanı vardı ve büyük bir kısmı istedikleri okullara atandılar. Hatta,görev yapmış oldukları okullardan, imkânları daha iyi olan okullara atandılar.Bir anlamda terfi ettirildiler.
 
Ayrıca, bir çoğunun evi-barkı vardı;kira derdi yoktu. Çocuklarının eğitimlerine yönelik problemleri de yoktu.
 
Bir diğer husus ise; uzun yıllar müdürlük yapmış yöneticilerin emeklilik süresini doldurmuş olmalarıdır. Elbette, kimsenin emekliliğe zorlanmasını savunmuyoruz. Ancak, en azından böyle bir imkânları vardı.
 
Yukarıda bahsetmiş olduğumuz, durumda olmayan okul müdürlerimiz de mevcuttur.Tüm bunların tersini düşünmekte mümkün.Yani,rotasyon olacağını bilmeyen müdürlerimiz, buna göre bir çevre oluşturmuş ve düzen kurmuştu.Bunları kabul ediyoruz.
 
Ancak,rotasyonda mağdur aranacaksa; mağdur olan kesimin, yöneticiliğe yeni başlamış,genç yaştaki okul müdürlerinin olduğu görülecektir.
 
Bu sebeple, müdür başyardımcıları ve müdür yardımcıları rotasyonunda, Bakanlığımızın bu dengeleri gözetmesi ve performansa dayalı bir  düzenleme yapması daha isabetli olacaktır.
 
            Sicil notuna, ödüllere ve uzman-başöğretmen ünvanlarına verilen puanların adil olmayacağını ,daha önceki yazılarımızda,gerekçeleri ile birlikte izah etmiştik.Şimdi, uzman-başöğretmenlik hariç sicil ve ödüllere verilen puanlar kaldırılmış durumda.Ancak,uzman ve başöğretmenlik ünvanına, nedense,hâlâ puan verilmektedir.
 
Uzman ve başöğretmenlik ünvanına, verilen puanların kaldırılması,
 
Cezalara verilen eksi puanların kaldırılmaması,
 
            Yüksek Lisans ve Doktora’ya verilen puanların da artırılması,
            
            Rotasyon uygulanacak yöneticilerin, çalışan eşlerinin nakli ile  çocuklarının eğitim ve özel eğitim imkânlarından yararlanabilmelerine yönelik hususların da  göz önünde bulundurulması,
 
            Sorumluluk ve iş yüküne bağlı olarak özlük haklarında tatmin edici bir iyileştirmenin sağlanması,  
 
            En önemlisi ise; objektif kriterler çerçevesi içinde, performansa dayalı bir terfi sisteminin oluşturulması daha  isabetli olacaktır.
Şinasi YILDIRIM

    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ

ANKET Sonuçlar Tümü

?Sözleşmelilerin Kadroya Alınması Oyunuzu Etkiler Mi?

EN ÇOK YORUMLANANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

E-GAZETE

ARŞİV